Tercih süreci: sonuçlar açıklandıktan sonra ne yapmalı?
Sonuçlar açıklandı. Listeyi kurarken sıralamanızı nasıl okuyacağınız, üç bölgeli liste mantığı, en sık yapılan hatalar ve velilerin rolü.
Nesrin Aydoğdu18 Ağustos 2026 · Salı
Sonuçlar açıklandı. Bir kısmınız beklediğinden iyi, bir kısmınız beklediğinden düşük bir sıralama gördü. İkisi de bu aşamada normaldir ve ikisinde de yapılacak iş aynı: sakin bir hafta geçirip listeyi doğru kurmak.
Tercih, sınavdan bağımsız ikinci bir sınavdır. İyi bir sıralamayı kötü bir listeyle harcamak da, orta bir sıralamadan iyi bir sonuç çıkarmak da mümkün. Aşağıdakiler her yıl tekrarlanan sorular ve her yıl tekrarlanan hatalar.
Sonuç açıklandıktan sonra ilk ne yapılmalı?
İlk iş sonuç belgesini indirip puanınızı ve sıralamanızı not etmek, ikinci iş ÖSYM'nin yayımladığı o yılın tercih kılavuzunu baştan sona okumaktır. Kılavuz her yıl değişiyor: kontenjanlar, özel koşullar ve bazı bölümlerin şartları güncelleniyor. Duyduğunuz bilgiyle değil, yalnızca kılavuzda yazanla hareket edin.
Bunu yaparken acele etmeyin. Tercih dönemi birkaç gün değil; listeyi ilk gün kesinleştirmek zorunda değilsiniz. İlk günlerde yapılacak iş liste kurmak değil, bilgi toplamak: hangi bölümleri gerçekten istediğinizi ve o bölümlerin sizin sıralamanıza uzaklığını görmek.
Sıralamam kaç, hangi bölümleri yazabilirim?
Bu sorunun cevabı puanınızda değil, sıralamanızda. Puan her yıl sınavın zorluğuna göre kayar; sıralama ise sabit bir ölçüdür. Geçen yılların taban sıralamalarına bakarak hangi bölümün size ne kadar uzak olduğunu görebilirsiniz — ama bunu bir garanti değil, bir tahmin aracı olarak kullanın.
Taban sıralamalar her yıl birkaç bin sıra oynayabiliyor. Bunun sebepleri kontenjan değişikliği, o yıl bölüme olan ilgi ve sınavın zorluğu. Bu yüzden "geçen sene şu sıralama girmiş" cümlesi bir sonuç değil, bir başlangıç noktasıdır.
Tercih listesi nasıl kurulur?
Liste üç bölgeye ayrılır ve bu üç bölgenin de dolu olması gerekir. Yalnız iddialı tercihlerden kurulan bir liste yerleşememe riski taşır; yalnız güvenli tercihlerden kurulan bir liste ise elinizdeki sıralamayı boşa harcar. Bölgeler arasındaki oran kişiye göre değişir ama üçünün birden bulunması değişmez.
Bölge
Ne anlama gelir
Listedeki yeri
İddialı
Sıralamanızın biraz üstünde, iyi bir yıl geçirirseniz gelebilecek bölümler
Baş taraf
Gerçekçi
Sıralamanızın çevresinde, gerçekten gitmek istediğiniz bölümler
Orta
Güvenli
Sıralamanızın belirgin biçimde altında, yerleşmeyi garantilemeye yakın bölümler
Son taraf
Bir kural daha var ve en çok bu unutuluyor: listeyi istediğiniz sıraya göre yazın, girme ihtimaline göre değil. Yerleştirme sistemi listenizi baştan aşağı okur ve girebildiğiniz ilk tercihe sizi yerleştirir. Gerçekten istediğiniz bölümü "nasılsa gelmez" diye alta yazarsanız, üstteki daha az istediğiniz bölüme yerleşirsiniz.
En sık yapılan tercih hataları
Her yıl tekrar eden üç hata var ve üçü de tercih dönemi kapandıktan sonra telafi edilemiyor. Birincisi listeyi hakkınızdan kısa tutmak, ikincisi bölüm yerine yalnızca şehri esas almak, üçüncüsü de başkasının listesini kopyalamak. Üçü de sonradan düzeltilemeyen, dört yılı belirleyen kararlar.
Listeyi kısa tutmak. Hakkınız olan tercih sayısının tamamını kullanmamak için bir sebep yok. Yazdığınız bir bölüme yerleşmek zorunda değilsiniz — ama yazmadığınız bir bölüme yerleşmeniz de mümkün değil.
Şehri bölümün önüne koymak. Şehir önemli, hele ilk kez evden ayrılacaksanız. Ama dört yıl okuyacağınız şey bölüm. "Şehirde kalayım" diye istemediğiniz bir bölüme yerleşen öğrencilerin önemli bir kısmı ertesi yıl yeniden sınava giriyor.
Bölümü adına bakarak seçmek. Aynı ada sahip iki bölümün ders içeriği üniversiteden üniversiteye değişebiliyor. Tercih etmeden önce bölümün kendi sayfasındaki ders planına bakmak, dört yıl boyunca ne okuyacağınızı görmenin en kısa yolu.
Arkadaşınızın listesini kopyalamak. Sizin sıralamanız, ilgi alanınız ve maddi koşullarınız farklı. Aynı listeyi paylaşan iki öğrenciden biri memnun, diğeri pişman oluyor.
Dördüncü bir madde daha eklenebilir: sözlü duyumlarla karar vermek. "Şu bölüm kapanacakmış", "şu üniversite şuraya taşınıyormuş" türü bilgiler her yıl dolaşır ve çoğu doğru çıkmaz. Karar verirken kaynağı kılavuz ya da üniversitenin kendi sitesi olsun.
Ücretli, burslu, KYK: neye dikkat etmeli?
Vakıf üniversitelerinde aynı bölümün tam burslu, yarı burslu ve ücretli kontenjanları ayrı ayrı tercih ediliyor ve bunların taban sıralamaları birbirinden çok farklı oluyor. Burslu kontenjana yerleşemeyip aynı bölümün ücretli kontenjanına yerleşmek, ailenin bütçesine dört yıla yayılan ciddi bir yükümlülük bindiriyor.
Bu yüzden vakıf üniversitesi yazacaksanız her satırın hangi burs oranına ait olduğunu tek tek kontrol edin. Bursun kaç yıl geçerli olduğu, hazırlık sınıfını kapsayıp kapsamadığı ve devam koşulu bulunup bulunmadığı da kılavuzda yazar. Yerleştikten sonra öğrenilen bir koşul, ailenin planını bozuyor.
Yatay geçiş ve çift anadal aklınızda olsun
Yerleştiğiniz bölüm ilk tercihiniz olmasa bile bütün yollar kapanmıyor. Üniversitelerin önemli bir kısmında not ortalamasına bağlı yatay geçiş, çift anadal ve yandal imkânı bulunuyor. Bu, yanlış bir tercihi düzeltmenin garantisi değil ama gerçekten var olan ve her yıl kullanılan ikinci bir kapı.
Bu kapıların koşulları üniversiteden üniversiteye değişiyor ve genellikle ilk yılın not ortalaması belirleyici oluyor. Tercih aşamasında bunu bilmek, "istediğim bölüm gelmezse her şey bitti" duygusunu azaltıyor. Yine de listeyi bu ihtimale güvenerek değil, gerçekten gitmek istediğiniz bölümlere göre kurun.
Veliler ne yapmalı?
Velinin bu süreçteki en işe yarar rolü bilgi toplamak ve maddi çerçeveyi netleştirmektir. Hangi şehirde okumanın ne kadara mal olacağı, hangi burs seçeneğinin mümkün olduğu, yurt ve ulaşım gibi kalemler öğrencinin tek başına hesaplayamayacağı şeylerdir. Bu çerçeve tercihten önce konuşulmalıdır.
Kaçınılması gereken şey listeyi öğrencinin yerine kurmak. Yerleşilen bölümde okuyacak olan kişi öğrenci; ailenin isteğiyle yazılan bölümlerin bırakılma oranı yüksek. Doğru yaklaşım, seçenekleri birlikte konuşup son sıralamayı öğrenciye bırakmak.
Yerleşemezsem ne olur?
Yerleşememek bir yılı tamamen kaybetmek anlamına gelmiyor. İlk yerleştirmeden sonra ek yerleştirme dönemi geliyor ve boş kalan kontenjanlar orada yeniden tercihe açılıyor. Ek yerleştirmede sıralamalar genellikle biraz daha esniyor; ilk turda giremediğiniz bir bölüme bu aşamada yerleşmeniz pekâlâ mümkün olabiliyor.
İkinci seçenek yeni sınav dönemine hazırlanmak. Bu karar sonuç açıklandığı hafta değil, ek yerleştirme sonrasında verilmelidir — elinizde ne olduğunu görmeden alınan karar çoğu zaman duygusal oluyor. Karar verirken bu yılki sıralamanızın nereden geldiğini, hangi derste kayıp yaşadığınızı ve bir yıl daha çalışmanın gerçekçi kazancını birlikte değerlendirmek gerekir.
Kayıt döneminde ne yapmanız gerekiyor?
Yerleştirme sonuçları açıklandıktan sonra kayıt için verilen süre kısadır ve bu süre kaçırıldığında yerleştiğiniz bölümdeki hakkınız düşer. Üniversitenin istediği belgeleri önceden hazırlamak, e-Devlet üzerinden kayıt yapılabiliyorsa bunu daha ilk günlerde tamamlamak en güvenli yol. Belgeleri hiçbir koşulda son güne bırakmayın.
Yurt başvurusu ayrı bir süreçtir ve kayıtla aynı takvimde ilerlemez. Devlet yurdu başvuruları ile üniversite kaydı farklı tarihlerde açılabiliyor; ikisini birbirine bağlamayın. Şehir dışına gidecekseniz barınma planını kayıt sürecinden bağımsız olarak yürütmek gerekiyor.
Sık sorulanlar
Kaç tercih yazmalıyım?
Hakkınızın tamamını. Az yazmanın hiçbir avantajı yok; çok yazmanın da bir dezavantajı yok. Yazdığınız bir yere yerleşmek zorunda değilsiniz.
Aynı bölümü farklı üniversitelerden yazabilir miyim?
Evet ve yaygın bir yöntem. Bir bölümde kararlıysanız aynı bölümün farklı üniversitelerdeki kontenjanlarını sıralamanıza göre dizmek listeyi güçlendirir.
Taban puanlar bu yıl artar mı azalır mı?
Kimse bilmiyor. Tahmin yürüten kaynaklara güvenmeyin; listeyi geçen yılların sıralamalarına göre üç bölgeli kurarsanız her iki durumda da korunmuş olursunuz.
Sıralamam geçen yılın taban sıralamasının hemen altında, yazmalı mıyım?
Yazın. Taban sıralamalar her yıl oynuyor ve bir bölüm beklenenden az ilgi gördüğünde taban geriye kayabiliyor. Listenin baş tarafı zaten bu tür tercihler için ayrılıyor.
Tercih yaparken yardım alabilir miyiz?
Alabilirsiniz. Kurumumuzda tercih döneminde öğrencilerimize ve velilerimize destek veriliyor; randevu için bize ulaşabilirsiniz.
Karar verirken kime danışmalı?
Danışılacak kişi sizi tanıyan kişidir. Sıralamanızı, hangi derste güçlü olduğunuzu ve nasıl bir ortamda verimli çalıştığınızı bilen bir öğretmen ya da rehber, internetteki genel tavsiyelerden çok daha isabetli yönlendirir. Genel geçer listeler herkes için yazılıyor, sizin için değil.
İkinci bir kaynak da o bölümü okuyan öğrenciler. Bölümün gerçekte ne olduğunu, mezuniyet sonrası neyle karşılaşıldığını en iyi onlar anlatıyor. Tek bir kişinin deneyimini genelleme yapmamak kaydıyla, iki üç kişiyle konuşmak tercih kılavuzunun anlatmadığı şeyleri gösteriyor.
Son söz
Tercih, doğru cevabı olan bir soru değil. Sizin sıralamanız, isteğiniz ve koşullarınızla kurulan bir denge. Acele etmeyin, kılavuzu okuyun, listeyi kendi isteğinize göre sıralayın ve hakkınızın tamamını kullanın.
Bu süreçte aklınıza takılan bir şey olursa iletişim sayfamızdan bize yazabilirsiniz.